icinde kopuren coskuyu sacarak sokaklara,
hizli kosmasini bildiginden degil
hizli kosasi geldiginden kosuyordu.
yuzundeki sivilceler bile beyaza caldi
vucudundaki tum kan cekilmisti kalbine
kalbi doymuyor kopurdukce buyuyordu.
ve simdi ilk defa daha iyi anliyordu var oldugunu.
12 Temmuz 2010 Pazartesi
avukat
o nehrin kiyisinda ictigi birayi hatirladi
tadi dilinde mayhos bir tat
beyninde tanidik bir uyusukluk...
kulagina o bardaki o muzik usulca dokundu
ve ensesine sevgilinin buyulu parmaklari...
hafif bir yel esti yuzune,
gozlerini yavaasca kapadi
tabureyi itti biri,
geriye sallanan bir cift ayak kaldi...
iki gun sonra gasteler 'intihar' dedi
uc gun sonra imam adini okudu
bir hafta sonra hammallar geldi evine
is yerinde ismi yankilanmadi sonralari
donup kalan parmaklari sevgilinin cozuldu
tabure cururken coplugun birindebilmem hangi coplukte
cozuluyordu kimbilir kimin teninde.
tabureyi iten adam
sabirsizlikla cikti disari
cigarasini yakti hizlica
bir nefes cekti zulmedercesine sigaraya
o ayni yel esti adamin yuzune
ruzgarda asili kalan binlerce hatirasi onun
burunlarindan iceri girdi
ve kanina karisti bir daha cikmamacasina.
tadi dilinde mayhos bir tat
beyninde tanidik bir uyusukluk...
kulagina o bardaki o muzik usulca dokundu
ve ensesine sevgilinin buyulu parmaklari...
hafif bir yel esti yuzune,
gozlerini yavaasca kapadi
tabureyi itti biri,
geriye sallanan bir cift ayak kaldi...
iki gun sonra gasteler 'intihar' dedi
uc gun sonra imam adini okudu
bir hafta sonra hammallar geldi evine
is yerinde ismi yankilanmadi sonralari
donup kalan parmaklari sevgilinin cozuldu
tabure cururken coplugun birindebilmem hangi coplukte
cozuluyordu kimbilir kimin teninde.
tabureyi iten adam
sabirsizlikla cikti disari
cigarasini yakti hizlica
bir nefes cekti zulmedercesine sigaraya
o ayni yel esti adamin yuzune
ruzgarda asili kalan binlerce hatirasi onun
burunlarindan iceri girdi
ve kanina karisti bir daha cikmamacasina.
11 Temmuz 2010 Pazar
galaksi
orospu cocugu diye bagiriyor dolmuscu
sokaga isiyor sarhos adam,para sayiyor vezneci
kendini yakiyor asik,burnunu karistiriyor teyze
siir yaziyor biri
biri digerinden farksiz basi donuyor hepsinin
bilmem kac kilometre hizla yuvarlanirken dunya.
sokaga isiyor sarhos adam,para sayiyor vezneci
kendini yakiyor asik,burnunu karistiriyor teyze
siir yaziyor biri
biri digerinden farksiz basi donuyor hepsinin
bilmem kac kilometre hizla yuvarlanirken dunya.
10 Eylül 2009 Perşembe
geride kalan
saraplarin en kalitelisini icerdi hep
kizlarin en buyuk kalcalisini goremese
en diri goguslusune bakardi
ve hic aldirmadan doksan yasina, cirilciplak uyurdu karisiyla
goguslerini kafasina dayayip yirmi yasina donerdi ruyalarinda.
birgun, son defa ayrilmadan toprak damli evinden,
gazina son defa basmadan sofor oglu
titremeden sesi,
hoscakal dedi dogdugu topraklara
ve ekledi gozleri dolarak
ona iyi bakin cocuklar...
kizlarin en buyuk kalcalisini goremese
en diri goguslusune bakardi
ve hic aldirmadan doksan yasina, cirilciplak uyurdu karisiyla
goguslerini kafasina dayayip yirmi yasina donerdi ruyalarinda.
birgun, son defa ayrilmadan toprak damli evinden,
gazina son defa basmadan sofor oglu
titremeden sesi,
hoscakal dedi dogdugu topraklara
ve ekledi gozleri dolarak
ona iyi bakin cocuklar...
14 Ağustos 2009 Cuma
taksi
kafan yere egiktir
evden cikarsin
cebinde uc bes metelik
aklinda cebin kadar bos kalbine inat,
sonra binersin taksiye,
calan ahmet kaya
yoldan yansiyan agustos sarisi
birde o yesil cinar yapraklari...
tebessum edersin
tuhaf kafiyelere dalarsin
tek istedigin bir harftir kalbinde
o harfi bulamazsin,
o kelime yarim kalir
o gozlerde takilir bakislar
o koku gelir akla
ve yine o agustos sarisi,
o bozuk kafiye,
bogazdaki o dugum...
taksiden indigine uzulursun
elveda sarkilar
elvada agustos sarisi
elveda kafiyeler
bir harfi takside birakip cekersin kapiyi
ve taksici gulumser parasini sayarken
evden cikarsin
cebinde uc bes metelik
aklinda cebin kadar bos kalbine inat,
sonra binersin taksiye,
calan ahmet kaya
yoldan yansiyan agustos sarisi
birde o yesil cinar yapraklari...
tebessum edersin
tuhaf kafiyelere dalarsin
tek istedigin bir harftir kalbinde
o harfi bulamazsin,
o kelime yarim kalir
o gozlerde takilir bakislar
o koku gelir akla
ve yine o agustos sarisi,
o bozuk kafiye,
bogazdaki o dugum...
taksiden indigine uzulursun
elveda sarkilar
elvada agustos sarisi
elveda kafiyeler
bir harfi takside birakip cekersin kapiyi
ve taksici gulumser parasini sayarken
18 Haziran 2009 Perşembe
15 Nisan 2009 Çarşamba
uyku
basitliginden kacabilmisken kelimelerin
tam da sevgi parantezine alabilmisken cumleleri
ve aldirmazken ayak izlerini gecmisin
uykudan uyandiran tek sozdu kalbi donduran;
uykum geldi.
tam da sevgi parantezine alabilmisken cumleleri
ve aldirmazken ayak izlerini gecmisin
uykudan uyandiran tek sozdu kalbi donduran;
uykum geldi.
23 Mart 2009 Pazartesi
gulucuk
ilk kez sokakta bir kucuk cocuk
gormus gibi karnimda ucusan kelebekleri
guluverdi gozlerime
ve yine gok yuzune bakarken aval aval
yine siir okurken buldum kendimi
imkansizligin aci bagimliligi mi
bir haftadir kapanmayan gok yuzu mu
beni kosturan, durup dururken sokaklarda
yoksa yine sevda atislari mi kalbimdeki
belkide o gulucuk ve akasya kokusu
ve yine o gokyuzu
yine o siirler
13 Kasım 2008 Perşembe
poset
tenekeye atti kadin onu
terk edildi sandi poset
havaya savurdu ruzgar onu
uctugunu sandi poset
denize surukledi irmak onu
yuzdugunu sandi poset
onun penceresine kondu
sevdigini sandi poset
terk edildi sandi poset
havaya savurdu ruzgar onu
uctugunu sandi poset
denize surukledi irmak onu
yuzdugunu sandi poset
onun penceresine kondu
sevdigini sandi poset
10 Kasım 2008 Pazartesi
hayati sayilar arasinda donup kalmisti
uyaninca aklina gelen ilk sayi ikiydi
ve iki bardak cay icerdi
adimlarini da saymisti elbet,
bakkalin koseyi icten alip giderdi isine
ve tam ikiyuz on yedi adim atmadan binmezdi servisine
dokuz trafik levhasi saymasi gerekirdi serviste
ne bir eksik ne bir fazla, tam dokuz levha
masasina oturunca sag elini uc kere masaya vurmaliydi
ve eve donerken tek sayi otuz olmaliydi
uyaninca aklina gelen ilk sayi ikiydi
ve iki bardak cay icerdi
adimlarini da saymisti elbet,
bakkalin koseyi icten alip giderdi isine
ve tam ikiyuz on yedi adim atmadan binmezdi servisine
dokuz trafik levhasi saymasi gerekirdi serviste
ne bir eksik ne bir fazla, tam dokuz levha
masasina oturunca sag elini uc kere masaya vurmaliydi
ve eve donerken tek sayi otuz olmaliydi
7 Kasım 2008 Cuma
renkli hayat
onceleri griydi hayati
anlamsiz ve tatsiz
sonra mavilesti
acitan buz mavisi
ve nihayet
kirmiziya boyadiginda onu
sabahin ucu, banyosuydu
23 Ekim 2008 Perşembe
muz kokusu
iki cift bir erkek ayni odada uykuya dalmak uzereydiler,
cifler birlikte yatmakta, tek cocukta odanin ortasindaki yataginda yuzun koyun uzanmaktaydi,
derken odaya yayilan muz kokusu tek yatan cocuk haric herkesi kahkahaya bogdu.
cifler birlikte yatmakta, tek cocukta odanin ortasindaki yataginda yuzun koyun uzanmaktaydi,
derken odaya yayilan muz kokusu tek yatan cocuk haric herkesi kahkahaya bogdu.
25 Eylül 2008 Perşembe
son istek
bembeyaz bir isik parladi once
sonra cok hizli kostugunu zannetti
ayaklari geldi aklina
bembeyazlar miydi simdi?
adi aklina birturlu gelemedi
parmagindaki aciya da hic bir anlam veremedi.
derken isik yavas yavas sondu gozlerinde
goz kapaklari agirlasti
adi dokuldu ayaklarina agzindan
aciyan parmagiyla adina dokunmak istedi
son istegi boylece kala kaldi beyninde
kurşun adini duvara sicrativerdiginde
3 Eylül 2008 Çarşamba
ruyalarin en guzeli
ruyalarin en guzeli
ciceklerle bezeli
hic unutulmamis kokusunu
burnunda hissedip
hic soylenmemis sozleri
ufacik bir derenin narinliginde
hep dudaklarinda hissettigin dudaklara
ilk opucuk tadinda soyleyebilmek mi?
yada
hic bilinmemis
dokunulmamis
hep beyninde
bir yaz ruzgari gibi donup duran
tum anlamsiz duygularin yarattigi
sadece ve sadece sana ait olan
bir seferlik gorebilecegin
ve hic unutamayacagin
bilinmeyen olani gorebilmek mi?
ciceklerle bezeli
hic unutulmamis kokusunu
burnunda hissedip
hic soylenmemis sozleri
ufacik bir derenin narinliginde
hep dudaklarinda hissettigin dudaklara
ilk opucuk tadinda soyleyebilmek mi?
yada
hic bilinmemis
dokunulmamis
hep beyninde
bir yaz ruzgari gibi donup duran
tum anlamsiz duygularin yarattigi
sadece ve sadece sana ait olan
bir seferlik gorebilecegin
ve hic unutamayacagin
bilinmeyen olani gorebilmek mi?
28 Ağustos 2008 Perşembe
21 Ağustos 2008 Perşembe
metroda ask
sallanip dururken ileri geri
yuzune deyen gazete sayfasina aldiris etmezken
tutacak yer bulmusken
ve tamda bir durak kalmisken inmeye
ter ve is kokusu
oturma kavgasi
itis kakis bitecekken tam da
goz kapaklari kapanmayi,
gozu baska yere bakmayi unuttu birden
ve tekrar öksuruk sesi
tekrar itis kakis
sonra tekrar ter kokusu.
ne metro bosaldi o istasyonda istasyonda
nede baktigi kizin yani
oylece asili kaldi kalabalikta
yine asik olmustu metroda
birden fren sesi
birden itis ve kakis
metro duraga gelmisti coktan
ne o metroda kaldi
ne de kiz o durakta
ve bir aski daha metroda bitiverdi
yuzune deyen gazete sayfasina aldiris etmezken
tutacak yer bulmusken
ve tamda bir durak kalmisken inmeye
ter ve is kokusu
oturma kavgasi
itis kakis bitecekken tam da
goz kapaklari kapanmayi,
gozu baska yere bakmayi unuttu birden
ve tekrar öksuruk sesi
tekrar itis kakis
sonra tekrar ter kokusu.
ne metro bosaldi o istasyonda istasyonda
nede baktigi kizin yani
oylece asili kaldi kalabalikta
yine asik olmustu metroda
birden fren sesi
birden itis ve kakis
metro duraga gelmisti coktan
ne o metroda kaldi
ne de kiz o durakta
ve bir aski daha metroda bitiverdi
19 Ağustos 2008 Salı
metroda ölüm
hizli hizli sagina soluna bakti
karsisindaki adamin agiz kokusunu duymuyordu artik
yada arkasinda duran kadinin parfum kokusunu.
caprazinda yere dusen cocuk
oylece kalakalmisti
ve yanip sonen metronun isigi
artik hic sonmuyordu
derken metronun isiklari karardi,
isik durmustu
elini kalbine goturdu
kalbi atmiyordu
oldum diye dusunemeden
siir bitti
karsisindaki adamin agiz kokusunu duymuyordu artik
yada arkasinda duran kadinin parfum kokusunu.
caprazinda yere dusen cocuk
oylece kalakalmisti
ve yanip sonen metronun isigi
artik hic sonmuyordu
derken metronun isiklari karardi,
isik durmustu
elini kalbine goturdu
kalbi atmiyordu
oldum diye dusunemeden
siir bitti
yanlizlik
yanlizligi kucumserdim hep,
o da beni hic sevmezdi zaten,
hic ugramazdi bana mesela,
hic selam vermezdi,
hic de tokat atmadi ama.
ve simdi farkina variyorum ki
hergun kavga ve gurultu icimdeki
hergun sevisme ve gozyasi
hic terketmemisiz birbirimizi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
